Bu İlişki Nereye Gidiyor?
- Ayça Zeynep Özbek
- 4 Oca
- 2 dakikada okunur
“Sonsuza kadar mutlu yaşadılar”
Mesajınıza cevap gelmediğinde paniklediğiniz, sorunları hemen çözmeye çalıştığınız bir ilişki deneyimlediniz mi hiç?
İlişkinin ne anlama geldiğini sorduğumuzda çok farklı tanımlarla karşılaşırız. Kimi için huzurlu bir limandır, kimi için güvenin ağır bastığı bir birlikteliktir, kimi için bir ortaklıktır ya da zor zamanlarda yanında olan biridir. Ancak bu saydıklarımız sürekli var olabilir mi?
İlişkiler, siyah ve beyaz gibi ya hep kötü ya da hep çok iyi değildir. Ne her zaman güvenilir, huzur veren bir limandır ne de hep rahatsız eden, güvensiz bir yer. Buna rağmen zihnimizde ilişkilere dair kurduğumuz bazı düşünceler sanki bir peri masalını andırır: “Sonsuza kadar mutlu yaşadılar.”
Peki, gerçek hayatta bir ilişkinin hep “iyi” tarafta olmasını istemek sizce nasıl bir beklenti?
Bu arzunun olması oldukça doğal. Hepimiz iyi hissettiren, güven veren bir ilişki isteriz. Ancak bu beklenti karşılanmadığında zihinde başka sorular belirmeye başlar:
“Bu ilişki nereye gidiyor?” “Bu kavgalar neyin işareti?”
Eğer işler yolunda gitmediğinde zihninizi bu tür kaygılı ve rahatsız edici düşünceler kaplıyorsa, belki de sadece ilişkinin kendisine değil, o anlarda neler hissettiğinize ve ilişkinize nasıl anlamlar verdiğinize bakmak önemlidir.
Bir anlaşmazlık ya da tartışma olduğunda kendinizi ilişkinin tamamını sorgularken buluyor musunuz? “Ayrılacak mıyız, beni bırakacak mı…” Orada ne oluyor da kendinizi bir anda ilişkinin tamamını sorgularken buluyorsunuz? Yani tek bir tartışma, nasıl oluyor da sizi ilişkinin genelini değerlendirmeye götürüyor? Bu noktada aklınıza gelen felaket senaryolarından bahsedebiliriz. Bu senaryoyu fark etmek için öncelikle ilişkinin sizin için ne anlama geldiğine bakmanız gerekir. Sonrasında tartışmalar olduğunda, mesajınıza cevap gelmediğinde ya da size “hayır” denildiğinde bunlar size ne düşündürüyor? Bunların en kötü yanı sizin için ne? Terk edileceğinizi, yalnız kalacağınızı, sevilmeyeceğinizi düşünmek felaket senaryolarınızdan biri olabilir mi?
Burada düşünmek için kendinize biraz zaman tanıyın. Her iki durumda da tartışma olmasına rağmen, düşüncelerinizde ve ilişkinize bakış açınızda bir değişiklik oldu mu?
Eğer olduysa devam edelim. İlişkiniz gerçekten rahatsız edici ve kötü mü, yoksa tartışmalara verdiğiniz anlamlar ve felaket senaryolarınız nedeniyle mi ilişkinizle ilgili olumsuz düşüncelere sahipsiniz? Aklınızdan geçen düşünceler ve hissettiğiniz duygular sizi felaket senaryolarına götürüyorsa, burada küçük bir uygulama faydalı olabilir.
Bir sonraki tartışmada ya da sizi tetikleyen bir durumda, zihninizden geçen ilk düşünceyi fark edin ve kendinize şu soruyu sorun: “Şu an ne oluyor ve ben buna nasıl bir anlam veriyorum?”
Diyelim ki olay mesajınıza cevap gelmemesi. Buna verdiğiniz anlam ise “bilerek mesaj atmıyor, bana değer vermiyor.” Olay mesajınıza cevap vermemesi iken, yorumunuz “bilerek yapıyor, bana değer vermiyor” oldu.
Şimdi bu duruma birkaç adım geri atarak tekrar bakın: Bu olayın üzerine eklediğim düşünceler ve anlamlar neler? Eklediğim anlamlar gerçek mi, yoksa benim düşüncelerim ve hislerim mi?
Bu küçük ayrımı yapabilmek, duygunun yoğunluğunu anlamak ve ilişkiye daha dengeli bir yerden bakabilmek için bir alan açar. Çünkü bazen bizi en çok zorlayan şey, yaşadığımız durumdan çok, o duruma yüklediğimiz anlamlar olabilir.
Uzm. Psi. Ayça Zeynep Özbek

Yorumlar